
Bağıştan Rücu Nedeniyle Tapu İptal Ve Tescil Davaları
Av. Hilal ŞAHAN
3 Mayıs 2025
5 dk okuma
623 kez okundu
Bağışlama Sözleşmesi Tanımı
Bağışlama sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 285 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK 285. Maddesinde bağışlama sözleşmesi "Bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşme" olarak tanımlanmıştır.
Dolayısıyla tanımdan hareketle bağışlama sözleşmesinin tek tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğunu söylemek mümkündür. Aynı zamanda bağışlama sözleşmesinin, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulduğunu, bu bakımdan iki taraflı hukuki işlem olduğunu belirtmek gerekmektedir. Ancak belirtmekte fayda var ki; sözleşmenin kurulması için bağışlanan şeyin bağışlanana teslim edilmesi şartı bulunmamaktadır. Ancak taşınmazlar bakımından; bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması sözü vermenin geçerliliği, ancak resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
Bağışlama Sözleşmesinin Çeşitleri
Bağışlama sözleşmesinin çeşitleri kanunda şu şekilde belirtilmiştir:
• Bağışlama Taahhüdü (TBK 288)
• Elden Bağışlama (TBK 289)
• Koşullu Bağışlama (TBK 290)
• Yüklemeli Bağışlama (TBK 291)
• Bağışlayana Dönme Koşullu Bağışlama (TBK 292)
• Yerine Getirilmesi Bağışlayanın Ölümüne Bağlı Bağışlama (TBK 290/2)
• Elden Bağışlama (TBK 289)
• Koşullu Bağışlama (TBK 290)
• Yüklemeli Bağışlama (TBK 291)
• Bağışlayana Dönme Koşullu Bağışlama (TBK 292)
• Yerine Getirilmesi Bağışlayanın Ölümüne Bağlı Bağışlama (TBK 290/2)
Çalışmamızın asıl konusunu oluşturan, bağışlamadan rücu nedeniyle tapu iptal ve tescil davası olduğundan asıl üzerinde durulması gereken bağışlama sözleşmesi türü, uygulamada sıklıkla gördüğümüz haliyle yüklemeli bağışlamalar ve koşullu bağışlamalardır.
Taşınmaz malikleri taşınmazlarına okul, hastane vs. yapılması gibi çeşitli nedenlerle taşınmazlarını idareler adına bağışlayabilmektedirler. Hatta bazı durumlarda uygulamada bizzat idare tarafından, maliklerin taşınmazlarını bağışlamaya zorlandığını da görmekteyiz.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 290/1 maddesi uyarınca bağışlamanın bir koşula bağlanarak yapılabilmesi mümkündür. Bu tür bağışlamalarda eğer idare koşulu/yüklemeyi yerine getirmemişse aynı kanunun 295/3. Maddesi gereğince bağışlamadan dönülebilmesi (rücu) mümkündür. Bağışlamanın geri alınması ve geri alınmasının sebeplerine geçmeden evvel yüklemeli bağışlamanın ve koşullu bağışlamanın açıklanması gerekmektedir.
Koşullu Bağışlama
Koşullu bağışlama TBK 290. Maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:
MADDE 290- Bağışlama, bir koşula bağlanarak yapılabilir. Yerine getirilmesi bağışlayanın ölümüne bağlı olan bağışlamada, vasiyete ilişkin hükümler uygulanır.
MADDE 290- Bağışlama, bir koşula bağlanarak yapılabilir. Yerine getirilmesi bağışlayanın ölümüne bağlı olan bağışlamada, vasiyete ilişkin hükümler uygulanır.
Yüklemeli Bağışlama
Yüklemeli bağışlama TBK 291. Maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:
MADDE 291- Bağışlayan bağışlamasına yüklemeler koyabilir. Bağışlayan, sözleşme gereğince bağışlanan tarafından kabul edilmiş olan yüklemelerin yerine getirilmesini isteyebilir. Kamu yararına olarak bağışlamaya konulmuş olan bir yüklemenin yerine getirilmesini isteme yetkisi, bağışlayanın ölümünden sonra, ilgili kamu kurumuna geçer. Bağışlama konusunun değeri, yüklemenin yerine getirilmesi masraflarını karşılamaz ve aşan kısım kendisine ödenmezse bağışlanan, yüklemeyi yerine getirmekten kaçınabilir.
MADDE 291- Bağışlayan bağışlamasına yüklemeler koyabilir. Bağışlayan, sözleşme gereğince bağışlanan tarafından kabul edilmiş olan yüklemelerin yerine getirilmesini isteyebilir. Kamu yararına olarak bağışlamaya konulmuş olan bir yüklemenin yerine getirilmesini isteme yetkisi, bağışlayanın ölümünden sonra, ilgili kamu kurumuna geçer. Bağışlama konusunun değeri, yüklemenin yerine getirilmesi masraflarını karşılamaz ve aşan kısım kendisine ödenmezse bağışlanan, yüklemeyi yerine getirmekten kaçınabilir.
Kanunun ifadesinden anlaşıldığı üzere "bağışlamanın bir koşula bağlanarak" yapılabilmesi veya "bağışlamaya yüklemeler konulabilmesi" mümkündür. Örneğin taraflar arasındaki bağışlama sözleşmesinde bağışlayan, bağışladığı taşınmazın herhangi bir sebeple üçüncü kişilere devir, temlik, ipotek verilmemesi ve satılmaması gibi koşullar ekleyebilir; aynı zamanda bağışladığı taşınmaz üzerinde eğitim veya spor tesisi inşa edilerek yapılacak tesisin adının bağışlayanın adını içermesini veya şeref üyeliği bahşedilmesi yüklemelerini koyabilmektedir. Ancak bu yüklemeler hukuka, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ya da imkânsız olmamalıdır. Aynı şekilde eğer koşullu bağışlama mevcut ise koşul, geciktirici olabileceği gibi bozucu da olabilmektedir.
Bağışlamanın Geri Alınması Mümkün Müdür?
Bağışlamanın geri alınması TBK 295. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili hükme göre;
MADDE 295- Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir:
1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse.
2. Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa.
3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.
MADDE 295- Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir:
1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse.
2. Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa.
3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.
Dolayısıyla ilgili hükme göre bağışlayan, hükümde sayılan durumlardan birinin gerçekleşmesi üzerine, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilmekte ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilmektedir. Ancak yüklemeli bağışlar için dikkat edilmesi gereken husus, açıkça yüklemenin haklı bir sebep olmaksızın yerine getirilmemiş olması şartına bağlanmıştır. Yani bağışlanan haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi ifa etmez ise bağışlayan, bağışlamasını geri almak için ilgili taşınmaz hakkında tapu iptal ve tescil davacı açabilecektir.
Burada yüklemenin yerine getirilememesi haklı bir neden dolayısıyla olmamalıdır. Örneğin; bağışlama konusunun değeri yüklemenin giderinden fazla ise, yüklemenin yerine getirilmesinde kusursuz imkânsızlık var ise veya yüklemenin yerine getirilmesini bizzat bağışlayan engellemiş ise bu durumda bağışlananın (idarenin) yüklemeyi yerine getirmemesi haklı neden sayılacaktır. Dolayısıyla bu durumda bağışlayanın bağışlamadan rücu hakkını kullanabilmesinde imkân bulunmamaktadır.
Bağıştan rücu nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılması için TBK 297 'de bağışlayanın, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıllık hak düşürücü süre içinde bağışlamayı geri alabileceği düzenlenmiştir. Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan vefat ederse, geri alma hakkı mirasçılarına geçer ve mirasçıları bu sürenin sona ermesine kadar bu hakkı kullanabilirler.
Belirtilmelidir ki; bağıştan dönme, kurulmuş olan bir sözleşmeyi sonradan ortaya çıkan sebeplere göre sona erdiren yenilik doğurucu bir hak olduğundan, bağışlanan ancak dönme anında elinde kalan miktarı vermekle yükümlüdür. Bağıştan rücu nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davaları taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmektedir.
Sonuç
Sonuç olarak taşınmaz maliki tarafından, kamu hizmetine tahsis edilmek ya da kamu hizmetinde kullanılmak üzere bir yapı yapılması kaydı şartı ile ( örneğin okul, hastane, cami, karakol yapılması vs.) veya başka bir koşul ve yükleme öngörülerek taşınmazın kamu idaresine bağışlanması mümkündür. Bu tür bir bağışlama "koşullu veya yüklemeli bağışlama" olarak adlandırılmaktadır. Bu tür bağışlamalara bağışlanan, koşulun veya yüklemenin yerine getirilmesi yükümlülüğü ile karşı karşıya kalmaktadır.
Yargıtay uygulamasında, "yüklemeli/koşullu bağışlama" olarak tanımlanan bağışlama sözleşmelerinde, koşulun veya mükellefiyetin yerine getirilmemesi durumunda bağışlayan, eğer bağışlayan ölmüşse mirasçıları, yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlayabilecekleri gibi sözleşmeden dönerek bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili davası açma imkânına da sahip olmaktadırlar.
Dikkat edilmesi gereken hususlar ise; bağıştan rücu hakkının, geri alma sebebinin öğrenildiği tarihten başlayarak 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde kullanılması gerektiği ve TBK m. 295/3 uyarınca açıkça yüklemenin haklı bir sebep olmaksızın yerine getirilmemiş olması şartına bağlandığıdır. Yani bağışlanan haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi ifa etmez ise bağışlayan, bağışlamasını geri almak için ilgili taşınmaz hakkında tapu iptal ve tescil davacı açabilecektir.
Av. Hilal ŞAHAN
Yazar Hakkında
Av. Hilal ŞAHAN - Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Av. Hilal ŞAHAN; gayrimenkul, kira, kat mülkiyeti, kamulaştırma, idare, aile, ceza ve icra hukuku alanlarında başarılı bir geçmişe sahiptir. Sözleşme hazırlama, müvekkil danışmanlığı, dava takibi ve hukuki araştırma konularında yetkindir. Staj ve meslek hayatında birçok duruşma, müvekkil görüşmesi, ihtarname hazırlama ve arabuluculuk görüşmesi gibi alanlarda aktif olarak görev almıştır.
Etiketler
bağıştan rücutapu iptal davasıtapu tescil davasıbağışlama sözleşmesiyüklemeli bağışlamakoşullu bağışlamatürk borçlar kanunuTBK 295TBK 290TBK 291gayrimenkul hukukutaşınmaz bağışıkamu idaresihak düşürücü süreasliye hukuk mahkemesiyenilik doğurucu hakmirasçı haklarıav hilal şahandöşemealtı tapu avukatıantalya gayrimenkul avukatı
İlgili Yayınlar
Hukuki Danışmanlık İhtiyacınız Var mı?
Bu konuda veya diğer hukuki meselelerde uzman ekibimizden danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.


